Erkeklerin en büyük korkusu

Yazan: firtina 14 Kasım 2011 Pazartesi  
Kategori: flas haber, kene

ısırgan otu, çok yıllık ve otsu bir bitkidir, boyu bazen 1 m ‘yi geçer, yapraklar koyu yesil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Küçük ısırgan otu, bir yıllık ve otsu bir bitkidir. Boyu 60 cm kadar olabilir. Yapraklar açık yeşil renkli, saplı, dişli kenarlı ve yakıcı tüylüdür. Duvar kenarları ve harabeliklerde bol olarak görünür.

Isırgan otunun faydaları

Egzema ve egzemaya eşlik eden baş ağrılarıısırgan otu çayı ile iyileştirileilirler. Isırgan otu, böbrek ve mesane taşı oluşumuna karşı da kullanılabilir.

Böbrek hastalıkları ve zorlu baş ağrıları genellikle bir arada görülürler. Egzemalar genellikle dahili bir nedene dayandıklarından, onları içerden, kan temizleyici bitkilerle iyleştirmek gerekebilir. Isırganotu, en başta gelen kan temizleyici ve aynı zamanda kan yaptırıcı bir bitkidir. Böylece, pankreas üzerinde de çok olumlu etkileri olduğu için, ısırganotu çayı ile kandaki şeker düzeyi düşürülebilir.

İdrar yolları hastalıkları ve iltihapları, da bitki çayı ile iyileştirilebilirler. Aynı zamanda da dışkılama kolaylıkları sağladığından, bir ilkbahar kürü için özellikle önerilir. lkbaharda ve sonbaharda filizlendiğinde, onunla 4 haftalık bir çay kürü yapmak önemlidir. Sabahları aç karnına, kahvaltıdan yarım saat önce bir bardak ve gün boyunca 1-2 bardak çayı yudumlanarak içilebilir. Bu tür çay kürlerinden sonra kişi kendini anlatılamayacak kadar iyi hissedebilir. Ayrıca bu çayın lezzeti hiç de kötü değildir.

Isırganotu, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında, dalak hastalıklarında, solunum sistemi balgamlanması nda, mide kramplarında ve ülserlerinde, bağırsak ülserlerinde ve akciğer hastalıklarında öncelikle önerilir.

Mikroplu hastalıklarda ve mikrop salgılanan hallerde de bitki çok iyi bir yardımcıdır. Belirli bir yaştan sonra bedendeki demir miktarı azalmaya başlar.

KENE ISIRIKLARIYLA BULAŞAN HASTALIKLAR

Yazan: firtina 22 Eylül 2011 Perşembe  
Kategori: kene

KENE ISIRIKLARIYLA BULAŞAN HASTALIKLAR
VE KIRIM-KONGO KANAMALI ATEŞİ

1-Kenelerle bulaşan çeşitli hastalıklar vardır. Bunların başlıcalarını şöyle belirtebiliriz:

· Tifüs (Boutounesse ateşi ) (R. conorii)
· Tularemi (F. tularensis)
· Q ateşi (Coxiella burnetii)
· Kene ile bulaşan tekrarlayan ateş (Borrelia sp)
· Lyme hastalığı (Borrelia burgdoferi)
· Kırım-Kongo Hemorajik Ateş (KKKA)
· Kayalık dağlar benekli ateşi (R. ricketsii)
· Babeziyoz (Babesia microti)
· Colorado kene ateşi (Coltivirus)
· Erlihiyoz (E. chaffeensis, E. phagoctophila)
2-Kenelerle bulaşan hastalıkların hepsi Türkiye’de görülmemektedir. Bunların bazıları ülkemizde görülmektedir. Bunları şöylece belirtebiliriz:

· Tifüs (R. conorii)
· Q ateşi (Coxiella burnetii)
· Tularemi ( F. Tularensis)
· Kene ile bulaşan tekrarlayan ateş (Borrelia sp)
· Lyme hastalığı (Borrelia burgdoferi)
· Kırım-Kongo Hemorajik Ateş (KKKA)

3-Kırım Kongo Hemorajik Ateşi ne zaman ortaya çıkmıştır?
İlk kez 1944’de Kırım’da tanımlanmış ve hastalığa “Kırım Hemorajik ateşi ” adı verilmiştir. Daha sonra 1956 yılında Kongo’da görülen hastalığın, 1969 yılında Kırım Hemorajik Ateşi ile aynı hastalık olduğunun farkına varılmış ve hastalık her iki adının birleştirilmesi ile Kırım Kongo Hemorajik Ateşi adını almıştır.

4-Kırım Kongo Hemorajik Ateş etkeni nedir?

Bunyaviridae ailesinde Nairovirüs cinsine bağlı bir virüstür.

5-Hastalık nasıl bulaşır?

Hastalık Hyalomma cinsi enfekte kenenin insandan kan emmesi sırasında virüsü insana geçirmesiyle bulaşır. Ayrıca kan, vücut sıvıları veya diğer infekte dokuların direkt teması ile de bulaşır.
6-Virüs alındıktan kaç gün sonra hastalık belirtileri ortaya çıkar?

Genelde belirtiler 3-4 günde ortaya çıkar. Bu süre 9 güne kadar uzayabilir, özellikle kan veya doku teması olduğunda 1-2 güne kadar düşebilir. Nadiren 13 gün olabilir.

7-Virüsü alan herkes hastalık belirtisi gösterir mi?

Evet. Ancak belirtiler hafif formdan ağır- ciddi seyire kadar değişebilir.
8-Kenenin ısırdığı her kişi hasta olur mu?

Hayır. Eğer kene virüsü taşıyorsa ve kişiye virüsü bulaştırırsa hastalık oluşur.

9-Kırım Kongo Hemorajik Ateşinde başlıca hastalık belirtileri nelerdir?

Klinik hafif, orta ve ciddi-ağır olmak üzere farklı formlarda görülebilir. Başlangıç belirtileri; şiddetli başağrısı, üşüme ile yükselen ateş, boğaz ağrısı, halsizlik, yorgunluk ve yaygın kas ağrılarıdır. Bu bulgular gribe benzer. Şikayetlere baş dönmesi, ense ağrısı, fotofobi ve sarılık eklenebilir. Ayrıca bulantı, kusma ve ishal görülebilir. Hastalığın ikinci haftasında kanamalar ve vücutta morluklarla giden böbrek yetmezliğinin geliştiği ağır tablo oluşabilir. Bu dönemde kanlı idrar , vaginal kanama, mide kanaması görülebilir.

10-Virüs nasıl bir mekanizmayla hastalık oluşturur?

Damarların duvarlarında bulunan endotel hücreleri ve kan hücreleri virüsün direkt hedefindedir. Klinik belirtiler, karaciğer ve endotel (damar duvarı) hasarı ile trombosit sayısındaki belirgin düşüşün bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.

11-Her insanda hastalık aynı belirtiler ve aynı şiddette mi ortaya çıkar?
Hayır. Bazı hastalar hafif grip benzeri belirtilerle hastalığı geçirirken, bazılarında hastalık ciddi seyrederek kanamalarla ağır tablolar ortaya çıkarabilir.

12-Hastalık belirtileri ne kadar sürer?

Hafif ve orta derecede klinik seyir gösterenler yaklaşık olarak 9-10 günde iyileşebilir. Tam iyileşme genellikle 2-6 haftalık bir sürede gerçekleşir. Güçsüzlük ve halsizlik iyileşmeden sonra haftalarca sürebilir.

13-Bu hastalığa yakalanan herkes iyileşir mi, hastalığın akibeti nedir?

Hastalıktan ölüm oranı değişmekle birlikte, ortalama olarak %20-30 civarındadır. İyileşen olgularda sekel kalmaz.

14-Hastalık nasıl tanınır, teşhisi nasıl konulur?

Virüsün üretilebilmesi için tam güvenlikli laboratuvarlara ihtiyaç vardır. Hastalığın tanısında; kene ile temas öyküsü, klinik ve hastalığı destekleyen laboratuvar bulguları değer taşır. Kesin tanı ELİSA yöntemiyle özgül antikorların gösterilmesi veya moleküler yöntemlerden PCR ile virüsün tanımlanması ile konulmaktadır.

15-Hastalığın tedavisi nasıldır? Kesin tedavisi var mıdır?
Hastalığın kesin tedavisi yoktur. Tedavinin temelini destek tedavisi oluşturur. Sıvı-elektrolit verilmeli ve kan komponentlerinin replasmanı ile gereğinde dializ de yapılabilir. Antiviral ilaçlardan Ribavirinin kullanımı Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilmektedir.

16-Hastalıktan korunma nasıldır, ne yapılabilir?

Hastalıktan korunmada en önemli yol kene ile temasın önlenmesi ve kenelerle mücadeledir. Özellikle büyük ve küçük baş hayvanlar mart ayı başından itibaren kenelere karşı ilaçlanabilir. Açık alanlarda bulunma söz konusu ise kol ve bacakları örtecek kıyafetler giyilmesi, pantolon paçalarının çorabın içine sokulması, akarisid kullanılması (DEET, pyrethroid emdirilmiş elbiseler) ile kene teması önlenebilir. Ayrıca, bu tip yerlerden dönüşte tüm vücudun kene yönünden taranması ve tespit edildiğinde uygun şekilde çıkarılması korunmada önemlidir.
Kenelerin yayılmasında rolü olan yaban hayatı izlenmeli, risk haritaları çıkarılmalı ve gerekli önlemler alınmalıdır.

17-Kene ısırdığında ne yapmalıdır, nasıl çıkarılabilir?

Kene ısırdığında, virüsün insana geçebilmesi için kenenin vücutta 24-48 saat kalması
gerekir. Bu nedenle kenenin tespit edildiğinde hemen çıkarılması uygundur. Özellikle
çekilerek çıkarılmamalıdır. Bir pensle ya da eldiven/peçete ile tutularak çivi çıkarır gibi sağa sola çevirerek çıkarılmalıdır. Kenenin kusmasına neden olduğundan, üzerine kimyasal madde dökülmemelidir.

18-Son dönemde kene ısırmasında artış olduğu söylenebilir mi?

Gerçekte kene ısırması olaylarında bir artışın olduğunu söylemek zordur. Muhtemelen,
diğer yıllardakine benzer oranda kene ısırması olguları vardır. Artış görülen durum,
ısırılan insanların sağlık kuruluşlarına başvuru sayısıdır. Toplum daha duyarlı hale geldiği için, daha önce başvurmayan ısırık olguları, hastalanma korkusuyla, panik halinde hastanelere başvurur hale gelmişlerdir.

keneleri yasam alanları

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: kene

Özellikleri

Boy: 5 mm. (yeni kan emmiş dişi 1,2 cm)
Renk: Koyu kızıl kahverengi.

kırmızı kahverenginde yassı, oval bir parazittir. Kan emerek büyürler.keneler köpek dışında hayvanlarla insanlara da yapışıp kan emerler. Dışarıda keneler çimenlerde, çalılıklarda ve hayvan barınma yerlerinde bulunurlar ve buradan geçen hayvanlara yapışırlar. Hayvanlar vasıtası ile evlerin içine kadar gelirler. Ev içinde bir dişi çatlağa, yarığa yumurta bırakırsa bir kene hafta içerisinde yüzlercesi oluşur

Davranışları

Başta köpekler olmak üzere birçok diğer hayvan ve insan üzerinde yaşarlar. Köpeklerde, yetişkinleri kulak ve ayaklarda yaşarken, daha ufaklara sırt bölgesinde rastlanır. Doğada bitki ve otların üzerinde durup, oradan geçecek bir hayvanın üzerine atlarlar. Herhangi bir hayvan üzerinde girdikleri evlerde hızla çoğalırlar ve üzerinde beslenecek hayvan bulamazlarsa insanlara musallat olabilirler. Hiçbir şey yemeden sekiz aya kadar yaşayabilirler. İnsanlarda etkili çeşitli hastalıklar ve bakteriler taşıdıklarından, mücadele edilmeleri önem arz etmektedir.

Yaşam Alanları

Köpek ve diğer hayvanların bulunduğu, bitki örtüsü yoğun olan yerlerde yaşarlar. Üzerinde bulundukları hayvanın kanıyla beslendikten sonra, oradan ayrılarak kapı pencere kenarları ve süpürgeliklerde barınırlar.

Mücadele İpuçları (Kırım Kongo Kanamalı Kene Vakaları için Tıklayınız)

Kenelerin evin içinde ve dışında kontrolü zahmetlidir. Mücadelenin tekrarlanması gerekebilir. Bunun için profesyonel bir servise ihtiyaç duyulur.kısmi ve ferdi mücadele başarılı olmaz .İç ve dış alanda kenelerle mücadele oldukça zordur. Ancak birkaç uygulamadan sonra elimine edilebilirler. Kedi köpek türü ev hayvanlarının veteriner kontrolünden geçirilmesi gerekir. İnsanlarda ısırılma problemiyle karşılaşıldığında Hastahaneye Müracaaat edilmesi,mevcut mekanın ilaçlanması için profesyonel bir firmadan hizmet alınması gereklidir

Kene ısırığında ne yapalım? Kene ısırığında ne yapalım? cevap

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: kene

Kene ısırığında ne yapalım?
“Kırım Kongo Kanamalı Ateşi” hastalığının kesin bir tedavi yöntemi olmaması nedeniyle hastalığın kontrolünde korunma faktörleri büyük önem taşıyor.

DİĞER HABERLER
• Sağlık için sevilmeyen yiyecekler tüketiliyor
• HIV’in bulaşmasına karşı jel üstünde çalışılıyor
• ‘En iyisini doktorlar bilir’ devri sona eriyor
• Güçlü bir bellek için ne kadar uyku?
• Donmalara karşı bilinçli müdahale uyarısı Dünyada ilk kez 1944 yılında Kırım’da saptanan ve daha sonra 1956 yılında Kongo’da görülen “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi” (KKKA) hastalığına karşı alınabilecek önlemler konusunda Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü, “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi” hastalığının kene tarafından ısırılma ile “Nairovirus” adı verilen bir RNA virüsünün vücuda girmesiyle oluştuğunu ifade ediyor.

Uzmanlar, bazı durumlarda virüsü taşıyan canlıların kanı veya vücut salgılarıyla temas sonucu hastalığın bulaşıcı risk taşıyabileceğini de belirtiyor. 30 kadar farklı kene türünün virüs taşıyabildiğini söyleyen uzmanlar, “Nairovirus” virüsünü çoğunlukla “Hyalomma” cinsi kenelerin taşıdığını açıklıyor.

Uzmanların verdiği bilgiye göre; kene ısırması sonucu birkaç -en geç 9- gün sonra, virüsü içeren kan veya vücut salgılarıyla temastan genellikle 5-6 -en geç 13- gün sonra hastalık belirtileri görülüyor. Hastalık ateş, üşüme, titreme, yaygın kas ağrıları, iştahsızlıkla başlayıp; bulantı kusma, ishal gibi şikâyetlerle kendini gösteriyor. İlk günlerde yüz boyun ve göğüste cilt içi kanamaları, gözlerde kızarıklık ile kollarda bacaklarda morluklar oluşabiliyor. Hastalık nedeni ile burun idrar ve bağırsaklarda kanamalar da görülebiliyor. Karaciğer yetmezliğinin de gelişebildiği vakaların yaklaşık %30’u ölümle sonuçlanıyor. Hastalığın genellikle 2. haftasında ölüm vakaları meydana gelmekle beraber; iyileşme de hastalığın 9. ve 10. günlerinde gerçekleşiyor.

VKV Amerikan Hastanesi Pediatri Bölümü Uzmanı Dr. Gülsemin Güloğlu, kanda virüse karşı oluşan antikorların gösterilmesiyle tanı konduğunu; bu antikorların, virüsün alınmasından sonra 6. günden itibaren kanda belirdiğini ifade ediyor.

Ayrıca diğer laboratuvar tetkiklerinde karaciğer enzimlerinde yükselme ile kanama testlerinde bozukluk görülebileceğini belirtiyor. Uzmanlar, hastalık ile ilgili açıklamalarına şöyle devam ediyor: “Hastalığın belirli bir tedavisi yoktur. Kan ve kan ürünlerinin verilmesi gibi destek tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Dr. Gülsemin Güloğlu, kenenin vücuttan çıkartılması için profesyonel yardım gerektiğinin altını çiziyor.

Dr. Gülsemin Güloğlu, “Özel pensetler yardımı ile kene bütün olarak vücuttan çıkartılmaya çalışılmalıdır. Eter veya başka bir anestezik madde kullanılarak kenenin çıkartılması tercih edimemelidir. Kene ısırığı sonrasında hemen koruyucu bir antibiyotik kullanılmaya başlanmasına gerek yoktur. Ancak kişi, ısırık sonrası 10 gün süreyle ateş yüksekliği açısından dikkatle izlenmelidir. Ateş yüksekliği veya başka herhangi bir klinik belirti durumunda zaman kaybedilmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.” dedi.

“Kırım Kongo Kanamalı Ateşi” hastalığının kesin bir tedavi yöntemi olmaması nedeniyle hastalığın kontrolünde korunma faktörlerinin büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar, korunma yöntemlerini şu şekilde sıralıyor:
Kırsal alanlarda çalışan ve hayvancılıkla uğraşanlar, pantolon paçalarını çoraplarının içine sokmalı,
Böcek uzaklaştırıcı ilaçlar vücuda veya kıyafetlere uygulanmalı,
Hayvandan kene çıkarmaya çalışırken eldiven kullanılmalı,
Kırsal alanlarda bulunduktan sonra vücut, kene açısından dikkatle incelenmeli,
Vücuda kene yapışması durumunda bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı

Bu Nedir
Google Yahoo Facebook
Mixx Digg StumbleUpon
Del.icio.us reddit Twitter

Güncelleme: 16:25 TSİ 12 Haziran 2008 Perşembe

İSTANBUL – Uzmanlar piknik sezonunun başlaması sebebiyle son günlerde çocuklarda görülen kene ısırması vakalarında artış olduğuna dikkat çekerek ebeveynleri uyarıyor

Hastalık oluşması ve bulguları: kene

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: kene

Hastalık oluşması ve bulguları:
Hastalık genellikle kene ısırığı ile virüsün bulaşmasından 1-3 gün sonra ortaya çıkar. Bu süre en fazla 9 güne kadar uzayabilir. Hasta hayvanın kan ve vücut sıvıları bulaşmış ise bu durumda hastalığın ortaya çıkışı 13 güne kadar uzayabilmektedir.

Ateş, kırıklık, baş ağrısı, halsizlik, aşırı duyarlılık, kol, bacak ve sırtta şiddetli ağrı ve belirgin iştahsızlık bulguları ile başlar. Bazen kusma, karın ağrısı ve ishal olabilir.
İlk günlerde yüz ve göğüste küçük cilt altı kanamaları, gözlerde kızarıklık, gövde, kol ve bacaklarda bir yere çarpmış gibi cilt altı kanamalar oluşabilir.
Burun kanaması, kanlı kusma, kanlı dışkılama, kanlı idrar görülebilir. Vajinal kanamaya da rastlanabilir.
Ağır olgularda hepatit, karaciğer, böbrek, akciğer yetmezlikleri oluşabilir.

Tedavi: Diğer çoğu virüs hastalıklarında olduğu gibi bu hastalığın da doğrudan bir tedavisi ve etkili bir ilacı olmayıp daha çok destek tedavisi ve bulguları gidermeye yönelik tedaviler ve bazı antivirütik ilaçlar uygulanmaktadır.
Erken dönemde başlanılan destek tedavi daha başarılı sonuç vermektedir. Geç başlanılan tedavi ve ağır seyredebilen hastalık öldürücü olabilmektedir.
Hastalığa karşı aşı çalışması yürütülmekle birlikte henüz koruyucu bir aşı geliştirilememiştir.

Korunma:
Hastalık, kenelerin sokması sonrası salgıladıkları sıvıyla, kenelerin çıkartılırken ezilmesi sonucu çıkan sıvı ve kanıyla veya kene sokması sonucu virüsü alıp hasta olmuş hayvanların kan ve salgıları ile bulaşabilmektedir. Bu nedenle:
Mera ve meskenlerde yerleşik keneler kan emerek beslenirler. Hayvanları kenelerden uzak tutarak kenelerin yayılmaları engellenmelidir.

Yeşil ve piknik alanlarına gidildiğinde (su kenarları, otlaklar, çalılık ve yüksek otlu alanlar) uzun giysiler giymeli, bacakları açıkta bırakmamalı, paçalar çorap içine konulup kenenin vücuda ulaşması zorlaştırılmalıdır. Dönüşte tüm vücut kontrol edilip yapışık kene olup olmadığına bakılmalıdır.

Yeşil alanlara giderken böcek kaçırıcı sıvı ve jeller cilde sürülebilir veya giysilere emdirilebilir. Bu maddelerin az da olsa sağlık
sakıncaları olduğu dikkate alınmalıdır. Hayvan besliyorsanız hayvanlarınızı dolaştırırken onlara da bu sıvılardan sürebilirsiniz.
Vücuda yapışık kene tespit edildiğinde keneyi çıkartmak için fazla zorlamamalı, halk arasında yaygın olduğu şekliyle sigara veya kibritle yakma, kenenin üzerine kolonya, alkol veya diğer kimyasal maddeler uygulanmamalıdır. Bu maddeler kenenin daha erken aşamada kusmasına ve enfekte sıvıyı vücudumuza salgılamasına neden olabilir.

Vücuda yapışık kene tespit edildiğinde eldiven takarak ve bir cımbız ile kene vücuda yapışık ağız kısmından tutularak yavaşça sağa-sola sallanarak bir vida gibi çıkartılmalı veya bir sağlık kurumuna başvurularak çıkartılması sağlanmalıdır.
Hasta kişiler ile temasta vücut sıvıları aracılığıyla bulaşma olabileceği unutulmamalıdır.

Artık piknik yapmak da riskli hale geldi.
Kenelerle karşılaşmamanız dileğiyle

Kenelerin kan emişi genellikle

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: kene

Kenelerin kan emişi genellikle
uzun bir süreçtir. Sinekler gibi hemen sokup kısa sürede kan emişini bırakmazlar. Kan emmeye başlayan kene, ağız kısmındaki hortumunu cilt içine sokar ve doyuncaya kadar çıkartmaz. Bu hortum, geri çıkışı engellemek için çıkıntılar içerdiğinden kolay çıkmaz. Bu nedenle keneyi çıkartmak için zorlamamak gerekir. Çok zorlandığında sıvıyı erken salgılayıp virüsü bulaştırabilir veya boru kısmı koparak cilt içinde kalabilir. Ayrıca, zorlama kenenin patlayarak enfekte sıvı ve kanının cildimizdeki çiziklerden ya da gözümüze sıçrayarak bulaşmasına yol açabilir. Bu nedenle vücuda yapışık kene görüldüğünde bir cımbızla ağız kısmından tutularak yavaşça sağa-sola oynatılıp bir vida gibi çıkartılmaya çalışmalı ya da bir sağlık kurumuna başvurularak çıkartılması

Son yıllarda daha sıkça duyulmaya

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: kene

Son yıllarda daha sıkça duyulmaya başlayan, bahar-yaz dönemlerinde artış gösteren ve ağırlıklı olarak keneler aracılığıyla bulaşan virütik bir hastalıktır. İlk olarak 1944 yılında Kırım’da, sonra 1956 yılında Kongo’da tanımlanmış ve sonra aynı hastalık olduğu anlaşılmıştır.

Keneler, kan emerek beslendikleri için hemen tüm yabani ve evcil hayvanların (inek, koyun, köpek, kemiriciler, yerde beslenen kuşlar vb.) üzerinde bulunabilir ve bu hayvanlardan insana geçebilirler. Ayrıca, çalılık ve yeşil, yüksek otlu alanlarda bulunan keneler, beslenmek için doğrudan insanlara da geçip ısırabilirler. Bu nedenle daha çok kırsal bölgelerde ve hayvancılıkla uğraşan kişilerde görülmekle birlikte kentsel alanlardaki uygun ortamlarda da bulunabilirler.

Virüs ile bulaşmış keneler, kan emişini tamamladıktan sonra ayrılırken bir sıvı salgılarlar. Virüs genellikle bu sıvı ile bulaşır. Kan emdikleri ve virüsü bulaştırdıkları tüm canlılar hasta olabilir fakat hastalık genellikle hayvanlarda hafif ve bulgusuz seyreder. Bu nedenle daha az görülmekle birlikte hasta hayvanların salgıları ve kanları aracılığıyla da hastalık bulaşabilir

keneler…

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: kene

Keneler (Ixodida), örümceğimsiler (Arachnida) sınıfının akarlar (Acarina) alt sınıfından eklem bacaklı monotipik takımı ve onun üst familyasıdır.

Keneler zorunlu kan emici ektoparazitlerdir. Bacakların uçlarında çengeller ve vantuzlar vardır. Deriye rahatça yapışarak hortumlarıyla kan emerler. İyice şiştikten sonra kendilerini yere atarak konaklarından uzaklaşır, ot veya ağaçlara tırmanırlar. Ön ayaklarının uçları dokunma ve koku alma için özelleşmiştir. Ormanlarda bulunduğu ağacın altından bir hayvan geçtiği takdirde üzerine düşüp derisine yapışır ve etine hortumunu sokarak kanını emer. Kenelerin tükürük salgısı dokuları sindiren ve likefiye eden proteolitik enzimler içerir. İnsan ve hayvan hastalıklarının taşınmasında rol oynayan en önemli vektörlerdendir. Birçok bakteri, riketsiya, spiroket, virüs, parazit, mantar, protozoa ve solucan kökenli hastalığa sebep olabilirler. Ek olarak toksikozlar, felçler ve alerjik reaksiyonlara da yol açabilirler. Dünya’nın her bölgesinde bulunurlar

Keneler Nerelerde Görülür?

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: kene

Keneler Nerelerde Görülür?Keneler, otlaklarda, çalılıklarda, hayvan alanlarında ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şeklindeki böceklerdir. 8 bacaklı ve uçamayan hayvanlardır. Hayvanların ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve böylece hastalıkları insanlara bulaştırırlar. Ülkemiz kenelere yaşam alanı olarak, coğrafi açıdan son derece uygun bir yapıya sahiptir. Türlerine göre farklılık göstermekle beraber keneler, yaban hayvanlarından, küçük kemiricilerden, evcil memeli hayvanlara ve kuşlara kadar, geniş bir yaşama alanına sahiptir. Henüz ergin olmamış ve Hylomma soyuna ait keneler, omurgalılardan kan emerken virüsleri alıp, gelişme evlerinde aldıkları kanı muhafaza eder, ergin kene haline geldiğinde hayvanlardan ve insanlardan kan emerken, daha önce aldığı virüsleri de onlara bulaştırır

Kene İlaçlaması Nasıl Yapılır?

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: kene

Kene İlaçlaması Nasıl Yapılır?Kene ormanlar, bahçeler, çalılıklar, otlar ve bunun gibi yeşilliği bol olan alanlarda yoğun olarak görülür. Bu alanlara yoğun açık alan ilaçlaması yapılmalıdır ki kenelerle mücadeleden kesin çözüm alınabilsin. Keneler bazen eşya ve kıyafet aracılığıyla evlerimize kadar girebilir ve bizi fazlasıyla olumsuz yönde etkiler. Aynı zamanda keneler evcil hayvanlarımız (kedi,köpek vb.) aracılığıyla da bizi bulabilir .Keneden ciddi anlamda kurtulabilmek için,evcil hayvanlarımızı veterinere götürmemiz gerekir. Bununlada kalmayıp, kapalı alanlara kapalı alan kene ilaçlaması uygulanması yapmamız gerekir. Kene ilaçlaması sırasında, donanımlı ekiplerimizin dışında ortamda canlı bulunmamalıdır. Aksi halde ilaçlama olumsuz sonuçlar doğurabilir. Tam anlamıyla kenelerden kurtulabilmeniz için bizim gibi güvenilir, sertifikalı, Sağlık Bakanlığına bağlı bir ilaçlama şirketinden yardım almanız yeterli olacaktır.

Sonraki sayfa »