Animeler normalde insanların anladığı şekilde çizgi

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: sinemadaki filmler

Animeler normalde insanların anladığı şekilde çizgi filmler değillerdir. Çizgi film denilince insanların ilk aklına gelen şey Bugs Bunny, Tweety, Scooby Doo gibi çocuk zekasındaki animasyonlardır. Halbuki animeler her yaştan insan için yapılır ve gerçek hayatta olan veya olmayan hemen her şey onun konusu olabilir. Çizimleri çok farklı ve etkileyicidir. Hatta Japonya da Prime Time denilen izlenme aralığına konan milyonlarca kişinin izlediği animelerde bulunmaktadır. Çoğu animenin içerisinde cinsellik öğeleride vardır ve bunu Walt Disney ekolü animasyonlarda göremezsiniz. Küçük izleyicilerin anlamayacağı sadece yetişkinlerin sezebileceği yapımlardır. Örneğin meşhur Sailormoon animesinde lezbiyen karakterler bulunmaktadır. Tabiki anime sadece cinsellik üzerine kurulu değildir. Örnek olarak pokémon adlı animede ash adlı pokémon eğitmeninin dünyanın en iyi pokémon eğitmeni olmak için gösterdiği çaba ve maceraları anlatılmaktadır. Buna pek çok örnek daha verilebilir.

Büyük göz ve ufak ağız

Bazı animelerde karakterlerin büyük gözleri, uzun bacakları vardır. Bunu Japonların kısa boylu ve çekik gözlü olmalarının yarattığı bir komplekse bağlayarak açıklayanlar vardır ancak bu açıklama çizimlerin kökeninde batlı örnekler olduğunun bilinmemesinden kaynaklanır . İlk Walt Disney çizgi filmlerindeki karakterlerin büyük gözleri ve uzun bacakları vardı (Bambi vb.). Bu çizim tarzı bugün bazı batı animasyonlarında hala kullanılmaktadır. Örnek olarak Show TV ve TRT’de yayınlanmış olan Genç Pocahontas’ı ve İngiltere’de yapılmış olan Genç Robin Hood’u gosterebiliriz. Bu çizgi filmlerde de büyük gözleri, uzun bacakları olan karakterler kullanılmıştır ama bunlar anime değildir.

Walt Disney’den etkilenen Osamu Tezuka’nın yapmış olduğu animeler Disney’in bu tür çizimlerini kullanmışlardır ve bu uygulama bazı animelerde bügün de sürmektedir. Yani bu çizimlerin kökeni Japonların kısa olması değil, Walt Disney’in etkisidir. Bütün animelerde uzun bacak ve büyük göz kullanılmaz. Türkiye’de genelde sadece bu tür de olan animeler yayınlandığı için bu konuda bilgisi olmayan insanlar böyle sanmaktadır.

Japonların boy-göz takıntıları nedeniyle böyle şeyler yaptıklarına dönük inanç tamamen bir Aristo Mantığı’nın bir çıkarımıdır. Yani “biber acıdır, hayat da acıdır, demek ki hayat biberdir” gibi bir önermedir. Bu konuda doğru ve gerçek yorumlar yapabilmek için derin bir tarih ve psikoloji bilgisine ihtiyaç vardır. Uzakdoğu insanında böyle bir takıntı olduğu yadsınamaz. Japonya’da çoğu genç kız uzun topuklu ayakkabı giyer. Ama unutulmaması gereken bir şey varsa bunun sadece uzakdoğuya özgü bir takıntı olmadığıdır. Bu takıntı az veya çok dünyadaki bütün ülkelerde, bütün ırklarda vardır.Ama animelerde sadece büyük gözler uzun bacaklar değildir göze çarpan çoğunluğunda bizim normal hayata verdiğimiz tepkiler mimikler ve jestler daha fazla abartılı bir görsellikle ifade edilir.Örn: ağlayan bir anime çizgi kahramanın gözü yaşlarından sel olması başından dumanlar çıkması gibi…

Animelerin dünya animasyonundaki yeri

Türkiye’de bilinmemesine karşın birçok anime dünya çapında hayranlıkla izlenmekte ve değişik ülkelerdeki birçok saygın festivalde ödüller kazanmaktadır.

İlk renkli anime sinema filmi olan 1958 yapımı The White Snake Enchantress’ın Venedik, Meksika ve Berlin festivallerinde ödüller kazanmasının ardından dünya çapında söz sahibi olmaya başlayan animeler, uluslararası yarışmalardaki bu başarılarını her yıl daha da arttırarak sürdürmektedirler.

Anime’nin başarısına doğal olarak batılı animasyon şirketleri de kayıtsız kalmamaktadır. Uzun süredir batılı şirketlerle ortaklaşa birçok proje yapılmaktadır ve sonuçta ortaya mükemmel animeler çıkmaktadır. Buna Fransız-Japon ortak yapımı olan Mysterious Cities of Gold (Türkiye’de bilinen ismiyle Güneşin Oğlu Esteban) gibi birçok örnek sayılabilir. Ayrıca, batı animasyonun temsilciliğini yapan Disney de artık anime’lerin başarısını açıkca kabul etmektedir.

Bu nedenle, 1996 yılında yapılan Disney-Tokuma anlaşmasıyla Disney, Japon animasyonunun en büyük temsilcisi olan Studio Ghibli’nin anime filmlerinin dünya çapında dağıtımını ve pazarlanmasını üstlenmiştir. Ayrıca Disney, Studio Ghibli’nin hazırladığı anime filmlerinin üretim masraflarının bir kısmını karşılayarak bu filmlere yatırım yapmaya başlamıştır. Mesela Studio Ghibli’nin Tonari no Yamada-kun (My Neighbors the Yamadas) adlı filminin 2.4 milyar yen tutan üretim maliyetinin %10′u Disney tarafından ödenmiştir. Ayrıca Disney, anlaşma uyarınca dağıtımını üstlendiği Studio Ghibli filmlerinden olan Princess Mononoke’nin İngilizce dublajı için 2.4 milyon dolar harcayarak animelere vediği önemi bir kez daha vurgulamıştır

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/235390-cizgi-film-kahramanlarinin-ozellikleri-nelerdir.html#ixzz1VbrDmVrd

Animelerin dünya animasyonundaki yeri

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: sinemadaki filmler

Animelerin dünya animasyonundaki yeri

Türkiye’de bilinmemesine karşın birçok anime dünya çapında hayranlıkla izlenmekte ve değişik ülkelerdeki birçok saygın festivalde ödüller kazanmaktadır.

İlk renkli anime sinema filmi olan 1958 yapımı The White Snake Enchantress’ın Venedik, Meksika ve Berlin festivallerinde ödüller kazanmasının ardından dünya çapında söz sahibi olmaya başlayan animeler, uluslararası yarışmalardaki bu başarılarını her yıl daha da arttırarak sürdürmektedirler.

Anime’nin başarısına doğal olarak batılı animasyon şirketleri de kayıtsız kalmamaktadır. Uzun süredir batılı şirketlerle ortaklaşa birçok proje yapılmaktadır ve sonuçta ortaya mükemmel animeler çıkmaktadır. Buna Fransız-Japon ortak yapımı olan Mysterious Cities of Gold (Türkiye’de bilinen ismiyle Güneşin Oğlu Esteban) gibi birçok örnek sayılabilir. Ayrıca, batı animasyonun temsilciliğini yapan Disney de artık anime’lerin başarısını açıkca kabul etmektedir.

Bu nedenle, 1996 yılında yapılan Disney-Tokuma anlaşmasıyla Disney, Japon animasyonunun en büyük temsilcisi olan Studio Ghibli’nin anime filmlerinin dünya çapında dağıtımını ve pazarlanmasını üstlenmiştir. Ayrıca Disney, Studio Ghibli’nin hazırladığı anime filmlerinin üretim masraflarının bir kısmını karşılayarak bu filmlere yatırım yapmaya başlamıştır. Mesela Studio Ghibli’nin Tonari no Yamada-kun (My Neighbors the Yamadas) adlı filminin 2.4 milyar yen tutan üretim maliyetinin %10′u Disney tarafından ödenmiştir. Ayrıca Disney, anlaşma uyarınca dağıtımını üstlendiği Studio Ghibli filmlerinden olan Princess Mononoke’nin İngilizce dublajı için 2.4 milyon dolar harcayarak animelere vediği önemi bir kez daha vurgulamıştır.

Kaynak: wikipedia

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/235390-cizgi-film-kahramanlarinin-ozellikleri-nelerdir.html#ixzz1Vbqrn500

Büyük göz ve ufak ağız

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: sinemadaki filmler

Büyük göz ve ufak ağız

Bazı animelerde karakterlerin büyük gözleri, uzun bacakları vardır. Bunu Japonların kısa boylu ve çekik gözlü olmalarının yarattığı bir komplekse bağlayarak açıklayanlar vardır ancak bu açıklama çizimlerin kökeninde batlı örnekler olduğunun bilinmemesinden kaynaklanır . İlk Walt Disney çizgi filmlerindeki karakterlerin büyük gözleri ve uzun bacakları vardı (Bambi vb.). Bu çizim tarzı bugün bazı batı animasyonlarında hala kullanılmaktadır. Örnek olarak Show TV ve TRT’de yayınlanmış olan Genç Pocahontas’ı ve İngiltere’de yapılmış olan Genç Robin Hood’u gosterebiliriz. Bu çizgi filmlerde de büyük gözleri, uzun bacakları olan karakterler kullanılmıştır ama bunlar anime değildir.

Walt Disney’den etkilenen Osamu Tezuka’nın yapmış olduğu animeler Disney’in bu tür çizimlerini kullanmışlardır ve bu uygulama bazı animelerde bügün de sürmektedir. Yani bu çizimlerin kökeni Japonların kısa olması değil, Walt Disney’in etkisidir. Bütün animelerde uzun bacak ve büyük göz kullanılmaz. Türkiye’de genelde sadece bu tür de olan animeler yayınlandığı için bu konuda bilgisi olmayan insanlar böyle sanmaktadır.

Japonların boy-göz takıntıları nedeniyle böyle şeyler yaptıklarına dönük inanç tamamen bir Aristo Mantığı’nın bir çıkarımıdır. Yani “biber acıdır, hayat da acıdır, demek ki hayat biberdir” gibi bir önermedir. Bu konuda doğru ve gerçek yorumlar yapabilmek için derin bir tarih ve psikoloji bilgisine ihtiyaç vardır. Uzakdoğu insanında böyle bir takıntı olduğu yadsınamaz. Japonya’da çoğu genç kız uzun topuklu ayakkabı giyer. Ama unutulmaması gereken bir şey varsa bunun sadece uzakdoğuya özgü bir takıntı olmadığıdır. Bu takıntı az veya çok dünyadaki bütün ülkelerde, bütün ırklarda vardır.Ama animelerde sadece büyük gözler uzun bacaklar değildir göze çarpan çoğunluğunda bizim normal hayata verdiğimiz tepkiler mimikler ve jestler daha fazla abartılı bir görsellikle ifade edilir.Örn: ağlayan bir anime çizgi kahramanın gözü yaşlarından sel olması başından dumanlar çıkması gibi

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/235390-cizgi-film-kahramanlarinin-ozellikleri-nelerdir.html#ixzz1VbqfkMcB

Anime ve diğer çizgi filmler

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: sinemadaki filmler

Anime ve diğer çizgi filmler

Animeler normalde insanların anladığı şekilde çizgi filmler değillerdir. Çizgi film denilince insanların ilk aklına gelen şey Bugs Bunny, Tweety, Scooby Doo gibi çocuk zekasındaki animasyonlardır. Halbuki animeler her yaştan insan için yapılır ve gerçek hayatta olan veya olmayan hemen her şey onun konusu olabilir. Çizimleri çok farklı ve etkileyicidir. Hatta Japonya da Prime Time denilen izlenme aralığına konan milyonlarca kişinin izlediği animelerde bulunmaktadır. Çoğu animenin içerisinde cinsellik öğeleride vardır ve bunu Walt Disney ekolü animasyonlarda göremezsiniz. Küçük izleyicilerin anlamayacağı sadece yetişkinlerin sezebileceği yapımlardır. Örneğin meşhur Sailormoon animesinde lezbiyen karakterler bulunmaktadır. Tabiki anime sadece cinsellik üzerine kurulu değildir. Örnek olarak pokémon adlı animede ash adlı pokémon eğitmeninin dünyanın en iyi pokémon eğitmeni olmak için gösterdiği çaba ve maceraları anlatılmaktadır. Buna pek çok örnek daha verilebilir.

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/235390-cizgi-film-kahramanlarinin-ozellikleri-nelerdir.html#ixzz1VbqVV2NY

Denver Son Dinozor

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: sinemadaki filmler

Denver Son Dinozor

San Fransisko’da mı Kaliforniya’da mı ne öyle bir memlekette geçerdi.
Bir grup oğlan arka bahçeyi kazarken eşşek kadar bir yumurta bulmuşlar, yumurtadan dana kadar bir dinozor çıkmıştı, mavi gözlü sevimli dinoya, Denver adını takmışlar sonra da beraber alemlere akmışlardı.
Bu Denver’a söfçü şortu ve güneş gözlüğü giydirip plaja götürürler, sörf yaptırırlar da kimse bunun dinozor olduğunu anlamazdı. Yıldız şeklinde Elton John gözlüklerini takıp rock n’ roll bilem yapmıştı. Eğlenceli geliyordu o zaman bize

ü

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: sinemadaki filmler

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler

Ah bu Pamuk acıların kızıydı. Öksüzdü, cadoloz bir üvey anası vardı, kraliçe üvey ana sihirli aynasıyla konuşup dururdu. Sonunda kafayı sıyırmış, en güzel olmak için Pamuk’u öldürmeye karar vermişti.
Ormanda avcıdan kaçan pamuk, 7 Cüceler’in evine sığınmış, bunlara kibarlık kuralları falan öğretmeye başlamıştı. Kendi de bu arada çeyizini hazırlıyor, prensini bekliyordu. Sonunda prens gelip bunu götürmüş, kraliçe de Hakkın rahmetine kavuşmuştu. Pamuk’u biz çılgın Türkler bile sinemaya uyarlamıştık, başrolde de Zeynep Değirmencioğlu oynamıştı, Allah akıl fikir versin!

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/235390-cizgi-film-kahramanlarinin-ozellikleri-nelerdir.html#ixzz1VbpwONhc

Temel Reis

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: sinemadaki filmler

Temel Reis

Çocukluğumuzun efsane denizcisiydi. Sevgilisi Safinaz’la bir türlü evlenmediler, yüzyıllarca nişanlı kaldılar.
Safinaz fasülye sırığı gibiydi, ölçüleri 40-40-40 tı. Bu Safinaz pek ayran gönüllüydü, kendisine yan bakan, çiçek veren her herifin peşinden gider, kollarına atlar, sonra başı sıkışınca Temeeel diye bağırırdı. Temel Reis bir kutu ıspanak yiyince pazıları kocaman şişerdi. Sonra da Safinaz’ı öpmeye çalışan adamı döver, . Bu kötü adamların en meşhuru Kabasakal’dı.
Bir nesil bu Temel yüzünden “ıspanak ye, ıspanakta demir vardır, güçlenirsin çocuğum” lafını dinlemiş, zorla ıspanak yemiştir. O yüzden bizim kuşak ıspanaktan nefret eder.

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/235390-cizgi-film-kahramanlarinin-ozellikleri-nelerdir.html#ixzz1VbpmxR41

Kaptan Mağara Adamı

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: sinemadaki filmler

Kaptan Mağara Adamı

Yeni nesil Taş Devri’nin süper kahramanıydı. Wilma ile Betty gazeteci olmuşlar, her işe burunlarını sokuyorlardı.
Bu yüzden ne zaman kötü adamı kızdırsalar adam bunları kaçırtıyor, kızlar “İmdaaatt kaptan mağara adamııı yetiişş” diye bağırınca bu dayı zopasını alıp uçarak kızları kurtarmaya gidiyordu. Yolda benzini biter, motoru tekler, arada yere düşerdi.
Fena değildi, eğlenceli bile sayılırdı. Baştan ayağa kılla kaplıydı.

Ninja Kaplumbağalar

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: sinemadaki filmler

Ninja Kaplumbağalar

Türk gençliğine pizza sevgisi aşılayan çizgi filmdir. Bu dizide Japon Sensei Splinter, 4 tosbağası ile yeraltında saklanırken Shredder’ın mutasyon ışınlarına maruz kalıyor ve en son lağım faresine dokunduğu için fareye dönüşüyordu.
Tospaalar da insana benziyorlardı. Splinter bunlara en sevdiği Rönesans sanatçılarının isimlerini takıyor ve Shredder’in üzerine salıyordu. Bunlar hep yeraltında lağımda yaşıyor ve sürekli ama sürekli pizza yiyorlardı. Bunlara yardım eden bir de televizyoncu kız vardı, April.
Bu April’in sarı bir tulumu vardı ve başka hiçbirşey giymezdi. Severek izlerdik biz bu kaplumbağaları

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/235390-cizgi-film-kahramanlarinin-ozellikleri-nelerdir.html#ixzz1VbpLN0ie

Ayı Yogi

Yazan: firtina 20 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: sinemadaki filmler

Ayı Yogi

Bir grup arkadaşını yanına alıp acayip bir gemi ile dolaşan, maceradan maceraya koşan bir ayı idi bu. Sürekli efeemm diye konuşur, başına bin türlü iş açar, panik içinde sağa sola koşuştururdu.
Düpedüz salaktı. Yanındaki küçük Bobi mi Bobo mu, o daha zekiceydi. Ama benim için en güzeli hergün yediğim Ayı Yogi’li baldı, şimdi olsa da alsak keşke, o Ayı Yogi şişesindeki balın kokusunu bilem hatırlarım hala

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/235390-cizgi-film-kahramanlarinin-ozellikleri-nelerdir.html#ixzz1VbpAdBpb

Sonraki sayfa »