DÜNYADAKİ VE TÜRKİYEDEKİ YÜKSEK DAĞLAR….

Yazan: firtina 23 Ağustos 2011 Salı  
Kategori: dunyadaki daglar

DÜNYADAKİ VE TÜRKİYEDEKİ YÜKSEK DAĞLAR..

DÜNYADAKİ YÜKSEK DAĞLAR

İsmi Rakım Ülke

1- Everest 8848 Nepal
2- K 2 8611 Pakistan
3- Kanchen Junga 8586 Tibet
4- Lhotse 8516 Tibet
5- Makalu 8463 Tibet
6- Chooyu 8201 Tibet
7- Dhaulagiri 8167 Tibet
8- Manaslu 8163 Tibet
9- Nangaparbat 8138 Nepal
10- Annapurna 8091 Nepal
11- Gasherbnrum 8068 Pakistan
12- Masherbrum 7821 Pakistan
13- İsmail Samani 7495 Tacikistan
14- Acancagua 6960 Şili
15- Mc Kinley 6194 ABD
16- Klimanjaro 5895 Tanzanya
17- Kafkas –Elbruz 5462 Rusya
18- Java 5029 Yeni Gine
19- Alp – Mont Blanc 4807 İsviçre
20- Fujiyama 3776 Japonya

TÜRKİYE DEKİ YÜKSEK DAĞLAR

İsmi Rakım Şehir

1- Ağrı 5137 Ağrı
2- Reçko 4116 Hakkari
3- Süphan 4049 Bitlis
4- Kaçkar 3937 Rize
5- Erciyes 3916 Kayseri
6- Demirkazık 3756 Niğde
7- Medetsiz 3524 Adana
8- Hasan Dağı 3268 Karaman
9- Mercan 3331 Erzincan
10- Palandöken 3176 Erzurum
11- Kızlar Sivrisi 3070 Antalya

GaRip_KoRuMa…

Dünyadaki aktif yanardağlar hangi ülkelerde bulunmaktadır

Yazan: firtina 06 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: dunyadaki daglar

İnceleyiniz:

Alıntı:
fadedliver adlı kullanıcıdan alıntı
Yanardağların en tanınmış topluluğu Akdeniz grubudur.Vezüv , Etna , Stromboli ve Vulcanoyu içine alır.Fakat asıl şiddetli ve en fazla hasar yapan yanardağlar Pasifik çemberindedir.Endonezyada 78,Japonyada 49(ki çoğu büyük şehirlerde) ve Birleşik Devletlerde 37 halen faaliyette yanardağ vardır.
Son yüzyılın en korkunç yanardağ püskürmesi 1902 de Martinique de oldu.Nisanda küçük bir deprem duyulmuştu.Sonra 8 mayıs sabahı saat 07 50 de 4 şiddetli patlama duyuldu.ve Pelee dağının kraterinden muazzam parlak bir bulutun çıktığı görüldü.Az bir süre sonra aynı şekilde bir bulut dağın yan yamacından da çıktı,yamaçtan aşağı inanılmayacak büyük bir hızla indi,bir dakikadan fazla bir zamanda koskoca St.Pierre şehrini kapladı ve 30000 kişilik nüfustan yanız 1 kişi kurtuldu.
Maunaloa(Hawaii), dünyadaki en büyük aktif volkan olup, deniz seviyesinden 13.677 feet yukarda ve tepesi derin okyanus tabanının 28,000 feet üzerindedir. Deniz seviyesi altındaki tabanından tepesine kadar uzunluğu Everest Dağı’ndan daha fazladır.
Dünyadaki en geniş yayılımlı volkanik patlama geçtiğimiz yüzyılda 1912′de Alaska Yarımadası’ndaki Novarupta da meydana gelmiştir. Yaklaşık olarak 15 km 3 hacmindeki magma, 6 Haziran gününden itibaren 60 saat süreyle patlamıştır–(bu patlama; Kilauea (Hawaii)’nun 230 yıl süreyle patlamasına veya St.Helen (Washington)’de 1980′de meydana gelen patlamanın 30 katına eşdeğerdir .
Dünyada deniz seviyesi üzerindeki aktif volkanların yarısından fazlası Pasifik Okyanusundaki “Ateş Çemberi”ni oluşturur.

Yeryüzünde 600’den fazla aktif yanardağ vardır.Bunların birçoğu “Ateş Halkası” denilen Pasifik Okyanusu çevresinde bulunur.Bugün dünyadaki en büyük aktif yanardağ 4168 metre uzunluğunda olan Mauna Lau’dur.
Mauna Lau volkanı Havai Adaları’nda yer almaktadır.Mauna Lau yanardağındaki bir patlama bir yıldan fazla sürmüştür.Endonezya 600’den fazla ve İzlanda ise 200 yanardağa sahiptir.
Vezüv yanardağı İtalya
Arenal_Erupting_Costa_Rica
Kona_Hawaii
La_Reunion_Island_Lava_Flow
Kilauea_Volcano_Hawaii
Mount_Ruapehu_New_Zealand
Mount_Ruapehu_Tongariro_National_Park_New_Zealand

Dünyadaki Bazı Yanardağlar:

Etna (Sicilya, İtalya)
Hekla (İzlanda)
Kilauea (Havai, ABD)
Krakatoa (Rakata, Endonezya)
Mauna Loa (Havai, ABD)
Mauna Kea (Havai, ABD)
Mount Baker (Washington, ABD)
Erebus Dağı (Ross Adası, Antartika)

Mount Hood (Oregon, ABD)
Mount Fuji (Honshu, Japonya)
Mount Rainier (Washington, ABD)
Mount Shasta (California, ABD)
St. Helens Dağı (Washington, ABD)
Novarupta (Alaska, ABD)
Popocatépetl (Meksiko, Meksika)
Ağrı Dağı (Türkiye) Ağrı Dağı bir Stratovolkandır ama volkanik faaliyeti vardır)
Surtsey (Surtsey adası, İzlanda)
Santorini (Santorini adası, Yunanistan)
Tambora (Sumbawa, Endonezya)
Teide (Tenerif, Kanarya Adaları)
Tungurahura (Ekvador)
Vezüv Yanardağı (Napoli Koyu, İtalya)
Llaima (Şili)
Pelee (Martinik

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/soru-cevap/253634-dunyadaki-aktif-yanardaglar-hangi-ulkelerde-bulunmaktadir.html#ixzz1UGd4R3Md

Yanardağlar Nasıl Oluşur?

Yazan: firtina 06 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: dunyadaki daglar

Yanardağ Nedir?

Bir yanardağ (ya da volkan ), magmanın ( dünyanın iç tabakalarında bulunan, yüksek basınç ve yüksek sıcaklıkta ergimiş ya da erimiş kayalar), yeryuvarlağının yüzeyinden dışarı püskürerek çıktığı coğrafi yer şekilleridir.

Yanardağlar Nasıl Oluşur?

Yeryuvarlağının iç kesimlerinin çoğu gibi, magmanın hareketleri ve dinamikleri de fazla iyi anlaşılamamıştır. Ancak, bir püskürmenin, yanardağın altında bulunan katı bir tabakaya (dünyanın kabuğuna) doğru magmanın hareket ederek bir “magma odacığı”nı işgal etmesinin ardından geldiği bilinmektedir. Sonunda, odacıktaki magma yukarı doğru itilir ve gezegenin yüzeyine lav olarak yayılır ya da yükselen magma civardaki yer şekillerinde bulunan suyu ısıtır ve patlamalı buhar çıkışlarına neden olur. Bu çıkışlar ya da magmadan kaçan gazlar, kaya, kül, volkanik cam ve/veya volkanik külün kuvvetli bir şekilde fırlatılmasına yol açar. Püskürmeler daima kuvvetli olsa da, akıntı veya büyük patlamalar şeklinde olabilirler .

Yanardağların Davranışları

1-Nuees ardentes-Kızgın bulutlar
600 C sıcaklıktaki kül, toz ve gaz karışımından oluşan bulutlardır. Bunlar, 10 km uzaklığındaki mesafelere 100 km/saat’lik hızlarla akabilirler.

Yanardağların Davranışları

2-Volkan külleri
En fazla yayılan malzeme olup, tarım alanlarını kaplayabilir veya örtebilir, mahsulleri tahrip edebilir, şebekeleri ve makineleri tıkayabilir, mekanik aksamlarda ileri derecede yıpranmaya yol açabilir, hayvanların boğulmasına yüksek olmayan ve düz çatılarda aşırı yüklere neden olabilir.

Yanardağların davranışları

3-Lav akıntıları
Volkanizmanın en tipik göstergeleridir. Bazalt bileşimindeki lavlar 1m/gün’den 3 m/saniye’ye kadar değişen hızlarla akabilirler, ancak bunların insan yaşamını tehdit etme derecesi düşüktür. Lav akıntıları kaynağa yakın kesimlerde en yüksek hıza sahiptir ve kaynaktan olan uzaklık arttıkça, zeminle ve atmosferle olan temasları nedeniyle hızları azalır. Soğuma akınıtının katılaşmasına neden olabilir ve akıntı katılaşan malzemenin oluşturduğu kanalın içinde akmaya devam edebilir.

Yanardağların davranışları

4-Laharlar (döküntü akıntıları)
Volkanik çamur, Japonca’da kullanılan bir sözcük olan lahar ile de ifade edilmekte olup, bunlar doğrudan patlamadan kaynaklanmışsa birincil, eğer başka nedenlerden dolayı ise ikincil lahar adı verilir. Laharlar volkanik patlama öncesinde, sırasında veya sonrasında meydana gelebilirler ve sıcak veya soğuk malzemeden oluşabilirler. Tsunamilere de neden olabilirler.

Yanardağların davranışları

5-Karbondioksit çıkışı
Tüm bu yanardağ etkinlikleri insanlara zarar verebilir. Yanardağ etkinlikleri genellikle depremler, sıcak su kaynakları, çamur kazanları ve gayzerler gibi yer etkinlikleriyle beraber görülürler. Püskürmelerden önce genellikle düşük şiddette depremler görülür.

Şekillerine göre yanardağlar

Kalkan yanardağlar
Şekli kalkana benzeyen dağlar oluşturacak şekilde zamanla biriken yüksek miktarda lav çıkartan yanardağlar çoklukla Havai ve İzlanda’da görülürler. Lav akışları genellikle çok kızgın ve çok akışkan olup uzun akıntılara neden olurlar. Dünyadaki en büyük lav kalkanı, 120 km çapındaki ve deniz tabanından zirvesine 9.000 m yüksekliğindeki Maunaloa’dır. Mars’taki Olympus Mons, bir kalkan yanardağıdır ve güneş sisteminde şimdiye kadar keşfedilmiş olan en yüksek dağdır.

Şekillerine göre yanardağlar

Koni yanardağlar
Lav kalkanının daha küçük olanlarına “lav kubbesi” (tholoid), “lav konisi” ve “lav kümbeti” adı verilir. Japonya’daki Mount Fuji,İtalya’daki Vezüv, Antartika’daki Erebus ya da kuzeybatı Amerika’daki Rainier gibi Stratovolkanlar ya da kompozit yanardağlar , hem lav akıntılarından hem de püskürtülerden oluşmuş yüksek, koni şeklinde dağlardır.

Şekillerine göre yanardağlar
Süper Yanardağlar
Geniş çanakları olan, kıtasal yıkım ve küresel iklim değişiklikleri yaratma potansiyelleri bulunan yanardağ sınıfına verilen addır. Bu sınıftaki yanardağlara aday olarak Yellowstone Ulusal parkı ve Toba Gölü gösterilebilir, ancak kesin bir tanımlama yapmak, asgari bir tanımlayıcı şart bulunmadığı için çok zordur.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Jeolojik zaman boyunca ve uzun süre sonrasında, volkanik patlamalar ile bunlarla ilişkili süreçlerden insanoğlu tarafından dolaylı ve doğrudan yararlanılabilmektedir. Volkanizma ürünleri, tamamen parçalanarak ve bozunarak yeryüzünde bazı verimli toprakları oluştururlar ve bu topraklardan medeniyetleri besleyecek önemli miktarda gıda maddesi elde edilmektedir. Genç volkanlardaki ısıdan yararlanılarak jeotermal enerjinin yanı sıra, çoğu volkanların kök kısmıyla ilişkili bakır, altın, gümüş, kurşun ve çinko gibi metalik madenler insanların kullandığı volkanizma ürünleridir.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Havai Adalarını oluşturanlar gibi, bazı volkanlar plakalar arasındaki sıcak noktalar adı verilen alanlarda oluşurlar. Aktif volkanların çoğunu plakaların çarpıştığı yerlerde görmemize rağmen, dünyadaki en büyük volkanlar okyanus tabanlarındaki yayılma sırtları boyunca yer alarak kendilerini gizlerler .

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Deniz altındakiler hariç, yeryüzünde 500 aktif volkan billinmektedir. Bunlar yeryüzünde gelişigüzel bir dizilim göstermezler. Bu volkanların çoğu kıtaların kenarlarında, ada yayları veya deniz altındaki dağ sıraları boyunca dizilirler. Bu dizilimde, yerin en dıştaki ve litosfer olarak adlandırılan kısmının litosferik veya tectonik plakalara ayrılmış olması rol oynamaktadır. Bu plakalar katı olup, dünyanın manto adı verilen daha sıcak ve yumuşak olan zonu üzerinde yüzer bir konumdadırlar. Başlıca 16 tane plaka bulunmaktadır. Plakalar hareket ettikçe, birbirlerinden uzaklaşırlar, biribirleriyle çarpışırlar veya birbirlerine teğet geçerek hareket ederler. Volkanlar genellikle plaka sınırlarında oluşurlar. Dünyada deniz seviyesi üzerindeki aktif volkanların yarısından fazlası Pasifik Okyanusundaki “Ateş Çemberi”ni oluşturur.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Volkanların kökleri (örneğin St Helen volkanı) yeryüzünden 100-330 km (70-200 mil) derinliktedir. Mantodaki sıcaklık, kayaları eritip magma adı verilen kalın ve akabilen bir malzemeyi oluşturabilmek için yeterlidir. Mağma, çevre kayalarından daha hafif olduğu için suda yüzen mantar gibi davranır ve yüzeye doğru yükselir.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Dünyadaki en geniş yayılımlı volkanik patlama geçtiğimiz yüzyılda 1912′de Alaska Yarımadası’ndaki Novarupta da meydana gelmiştir. Yaklaşık olarak 15 km 3 hacmindeki magma, 6 Haziran gününden itibaren 60 saat süreyle patlamıştır–(bu patlama; Kilauea (Hawaii)’nun 230 yıl süreyle patlamasına veya St.Helen (Washington)’de 1980′de meydana gelen patlamanın 30 katına eşdeğerdir .

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Maunaloa(Hawaii), dünyadaki en büyük aktif volkan olup, deniz seviyesinden 13.677 feet yukarda ve tepesi derin okyanus tabanının 28,000 feet üzerindedir. Deniz seviyesi altındaki tabanından tepesine kadar uzunluğu Everest Dağı’ndan daha fazladır.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Son yüzyılın en korkunç yanardağ püskürmesi 1902 de Martinique de oldu.Nisanda küçük bir deprem duyulmuştu.Sonra 8 mayıs sabahı saat 07 50 de 4 şiddetli patlama duyuldu.ve Pelee dağının kraterinden muazzam parlak bir bulutun çıktığı görüldü.Az bir süre sonra aynı şekilde bir bulut dağın yan yamacından da çıktı,yamaçtan aşağı inanılmayacak büyük bir hızla indi,bir dakikadan fazla bir zamanda koskoca St.Pierre şehrini kapladı ve 30000 kişilik nüfustan yanız 1 kişi kurtuldu.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Yanardağların en tanınmış topluluğu Akdeniz grubudur.Vezüv , Etna , Stromboli ve Vulcanoyu içine alır.Fakat asıl şiddetli ve en fazla hasar yapan yanardağlar Pasifik çemberindedir.Endonezyada 78,Japonyada 49(ki çoğu büyük şehirlerde) ve Birleşik Devletlerde 37 halen faaliyette yanardağ vardır.
SONRAKİ >>>>

Nüve Forum

#2 25.09.07, 21:18

nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a

Cevap: yanardağlar hakkında neler biliyoruz

——————————————————————————–

avrupanın en büyük yanardağı etna

Avrupa’nın en büyük yanardağı ‘Etna’
Avrupa kıtasındaki en yüksek yanardağı olan Etna’nın şu anki yüksekliği 3.326 metredir.Zirvedeki püskürmelerle bu yükseklik zaman zaman değişmektedir. Dağ, 1865′deki yükekliğine göre 21,6 m daha alçaktır.

Avrupa’nın en büyük yanardağı ‘Etna’
Ayrıca Etna İtalya’da Alplerin güneyindeki en büyük dağ olma özelliğine sahiptir. 1190 km² alan kaplamakta, taban çevresi 140 km’ye vamaktadır. İtalya’nın en büyük üç aktif yanardağından biri olan Etna’nın yüksekliği en yakın rakibi Vezüv’ün üç katı, Stromboli’nin 3.5 katı kadardır.

Etna Yanardağı’nın daha önceki patlamaları
2006

Sicilya’da bulunan Avrupa’nın en büyük aktif yanardağı Etna yeniden faaliyete geçmişti. İki ay içinde altıncı kez faaliyete geçen yanardağ, hafif yer sarsıntılarının ardından kül ve lav püskürtmeye başlamıştı. Yanardağdan çıkan kül bulutlarının da uzak yerlerden de görüldüğü ve görüş alanını kısıtladığı belirtilmişti. Yanardağın püskürttüğü kızgın lavlar iki geniş kol halinde Bove vadisine doğru ilerlemişti.

Etna Yanardağı’nın daha önceki patlamaları
2006

Yanardağınn püskürttüğü lavlar, çevre halkı tarafından da izlenmişti. Her 2-3 ayda bir hareketlenen 3 bin 300 metre yüksekliğindeki Etna yanardağı, en son 1992 yılında büyük patlamalara sahne olmuştu.Son görkemli püskürüşü ise 2001 yazında seyredilmişti.

Etna Yanardağı’nın daha önceki patlamaları
2007 Mayıs

Sicilya adasındaki ünlü Etna yanardağı,2007 Mayıs’ında yine faaliyete geçerek çevresini sarsmıştı. Sicilya volkanoloji enstitüsü yetkilileri, Avrupa’nın en yüksek faal yanardağının yamaçlarından lav akmaya başladığını bildirmişti. Sismik hareketlerin akşam saatlerinde başladığını belirten uzmanlar, kraterin ağzındaki indifa faaliyetlerinin hızlandığını kaydetmişti

Akdenizin Fiziki Özellikleri

Yazan: firtina 06 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: dunyadaki daglar

Akdeniz Bölgesi Fiziki Özellikleri,
Akdenizin Fiziki Özellikleri

Akdeniz Bölgesinin Fiziki Özellikleri Nelerdir ?

Akdeniz Bölgesi yurdumuzun güneyinde, Akdeniz boyunca bir şerit halinde uzanır. Komşuları Ege, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri, Suriye, Kıbrıs Adası ve Akdeniz ile komşudur. Gerçek Alanı 122.927 Km2’dir. Ülkemizin % 15’ini kaplar ve Alan bakımından 5.sırada yer alır.

Nüfusu 2000 sayımına göre 8.7 milyondur. Nüfus yoğunluğu Km2’ye 71 kişidir. Bu Türkiye ortalamasının altındadır. (Türkiye ortalaması Km2’ye 83 kişi). Kentsel nüfus % 60’tır (Türkiye ortalaması %65). Nüfus artış hızı %o 22’dir (Türkiye ortalaması %o 18.3)

BÖLÜMLERİ:

1.Adana Bölümü

2.Antalya Bölümü

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ:

Dağları: Bölge genel olarak Toros Dağları ve yüksek platolarla kaplıdır. Batı Toroslar, Bey Dağları, Çiçekbaba ve Barla Dağları, Sultan Dağı, Dedegöl ve Geyik Dağları, Orta Toroslar, Bolkar Dağları, Aladağlar, Tahtalı ve Binboğa Dağları, Nur Dağları. Karadeniz Bölgesinde olduğu gibi dağların uzanış yönü ulaşıma elverişli olmadığı için ulaşım ancak geçitlerden sağlanır. Bu geçitler Çubuk, Gülen ve Gürbulay Geçitlerdir.

Platoları: Taşeli ve Teke Platoları

Ovaları: Çukurova, Amik, Antalya, Göller Yöresindeki Çöküntü Ovaları.

Akarsuları: Bölgedeki akarsular iklim sebebiyle düzensiz akışa sahiptir. Akarsuları kışın kabarır, yazın ise çok azalır. Asi, Seyhan, Ceyhan, Göksu, Manavgat, Aksu ve Dalaman başlıca akarsularıdır. Manavgat ve Aslantaş Baraj Gölleri de bulunmaktadır.

Gölleri: Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Kovada, Acıgöl, Suğla, Söğüt, Salda, Elmalı ve Avlan başlıca gölleridir.

İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ:

Bölgenin Akdeniz yamaçlarında Akdeniz İklimi ve Maki Bitki Topluluğu görülür. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır.

Dağların kuzey yamaçlarında ve göller yöresindeyse iklim karasallaşır. Bitki örtüsü de bozkırdır. Bu alanlarda yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlıdır. Yer yer ormanlara da rastlanır.

TARIM VE HAYVANCILIK:

Buğday: Bölgenin dağların kuzey yamaçlarındaki karasal iklimin görüldüğü alanlarda görülür.

Pirinç: Amik Ovasında ve Maraş çevresinde görülür.

Pamuk: Çukurova ve kıyı ovalarında. Türkiye’de 2. Sırada görülür.

Tütün: Burdur ve Göller Yöresinde yetiştirilir.

Turunçgiller: Akdeniz İkliminin görüldüğü kıyı kesiminde görülür.

Muz: Mersin ve Anamur çevresinde yetiştirilir. Türkiye’de 1 sıradadır.

Zeytin: Kıyı kesiminde yetiştirilir.

Göller Yöresinde: Ananas, Haşhaş, Gül ve Şekerpancarı yetiştirilir.

Seracılık: Akdeniz Bölgesi ilk sırada yer alır.

Sebzecilik: Mersin ve Antalya çevresinde turfanda sebze yetiştirilir.

Bölgenin hayvancılığı fazla gelişmemiştir. Genelde yaylacılık faaliyetiyle birlikte yapılır. Sığır, Koyun ve Kıl Keçisi yetiştirilir.

YER ALTI ZENGİNLİKLERİ:

Krom: Adana, Denizli ve Muğla’da (Türkiye’de 1.)

Barit: Antalya, İçel ve Konya’da (Türkiye’de 1.)

Boksit (Alüminyum): Antalya, Konya, Adana ve Hatay (Türkiye’de 1.)

Kükürt: Isparta-Keçiborlu

Demir: Adana ve İçel

Amyant: Hatay-İskenderun

Manganez: Adana, Muğla ve Burdur

Petrol: Adana

ENDÜSTRİ:

Adana Bölümünde: Dokuma, Tütün, Gıda, Kimya, Tarım Araçları, Çimento, Madeni Eşya, Tuğla, Ataş-Mersin’de Ataş Petrol Rafinerisi, ve Mersin Limanı bulunmaktadır.

Antalya Bölümünde: Ferro Krom, Yağ, Gülyağı, Çimento, Tuğla, Tarım Araçları, Halıcılık, faaliyeti yapılmaktadır.

En fazla yer fıstığı üretimi,
En fazla anason üretimi,
Tek Muz yetişme alanıdır,
En fazla seracılık,
En fazla boksit çıkarımı,
En fazla kükürt çıkarımı,
En fazla intansif tarımın yapıldığı,
En fazla karstik şekillerin görüldüğü,
En geniş alüvyon ova Akdeniz Bölgesindedir.

Bölge içerisinde;
En az ve en seyre nüfuslu yerler, Taşeli ve Teke yarım adasındadır.
En çok kıl keçisi Adana bölümünde yetişir.
Antalya bölümünün ekonomiye en önemli katkısı Turizmdir.
Adana bölümünün ekonomiye en önemli katkısı ise Tarımdır.
En Büyük şehri Adana’dır.

Adıyamanın ilinin Fiziki Özellikleri nasıldır,

Yazan: firtina 06 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: dunyadaki daglar

Adıyaman Fiziki Özellikleri,
Adıyamanın ilinin Fiziki Özellikleri nasıldır,
Adıyamanın Fiziki Özellikleri

Adıyamanın Fiziki Yapısı

Dağları: Adıyaman, Malatya dağları (Güneydoğu Torosları)nın güney yamaçlarında yer alır. Birbirine dayanıp sıkışmış sıralar halinde geniş bir yer kaplayan bu dağlar güneye indikçe alçalır ve Güneydoğu Anadolu düzlüklerine karışır.

Güneydoğu Torosların çıplak sırtlarının uzandığı kuzey kısmında yüksek tepeler bulunur. Akdağ (2551 m), Dibek Dağı (2549 m), Ulubaba Dağı (2533 m), Gördük Dağı (2206 m) ve Nemrut Dağı (2100 m) güney tarafı verimli ovalar ve yaylalar ile kaplıdır. En alçak yeri Fırat Nehri ile Göksun Çayının birleştiği yerdir. Burası 650 m yüksekliktedir. Toros Dağları, ili ikiye böler. Besni-Adıyaman-Kahta bölgesinin kuzeyi dağlık, engebeli ve çıplaktır. Güneyi ise ovalık ve yeşilliktir. Ortalama yükseklik 1000 m civarındadır. İlin yüzölçümünün % 52’si dağlıktır. Ayrıca Karadağ, Bozdağ ve Tucat Dağı da başlıca yüksek dağlarıdır. Köylerin çoğu dağlık bölgelerde kurulmuştur. Samsat, Besni, Gölbaşı ve Kahta ilçeleri de dağlık bölgelerde bulunan yerleşim merkezleridir.

Akarsuları: Akarsular, kuzeyden güneye doğru birbirine paralel akarlar. En önemlileri Fırat’tır. Güneydoğu Torosları dar boğazlarla yaran Fırat, kuzey – güney sonra da Kuzeydoğu-güneybatı yönünde akar. Kuzeyden Kahta (Cendere) (114 km) ile Göksun (118 km) Fırat’a karışır. Besni ve Çakal deresi ile Keysun, Eğin ve Kalburcu çayları ilin önemli akarsularındandır. Akarsuları derindir.

Gölleri: Çok sayıda irili ufaklı göle sahib olan ilin, Gölbaşı, Abdülharab ve Azaplı gölleri en

Doğu Anadolu Bölgesinin Fiziki Özellikleri nelerdir

Yazan: firtina 06 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: dunyadaki daglar

Doğu Anadolu Bölgesinin Fiziki Özellikleri nelerdir
Doğu Anadolu Bölgesinin beşeri Özellikleri
Doğu Anadolu Fiziki Özellikleri

Doğu Anadolu Bölgesinin Fiziki Özellikleri

Yukarı Fırat Bölümü

a) Fizikî Özellikleri:

• Doğu Anadolu Bölgesi’nin batısını oluşturur. Fırat Nehri havzasını içine alır. Yüzölçümü en büyük olan bölümdür. Genel olarak dağlık olmakla birlikte geniş çöküntü ovaları da yer alır.

• Önemli dağları; Güneydoğu Toroslar ve Mercan Dağları’dır. Nurhak, Malatya, Maden, Genç, Sason ve Bitlis dağları ile çökme sonucu oluşmuş tektonik kökenli Hazar Gölü yer alır. Afşin, Elbistan, Malatya, Elazığ, Bingöl, Erzincan ve Uluova bölümünde yer alan önemli ovalardır.

• Bölümün önemli akarsularını Fırat Nehri ve kolları (Karasu, Murat suyu) oluşturur. Bölümdeki fay hatları üzerinde zaman zaman depremler oluşmaktadır (1993 Erzincan depremi).

• Yukarı Fırat Bölümü’nde kış mevsimi bölgenin diğer bölümlerine göredaha ılık, yazlar ise daha sıcaktır. Sert karasal iklim şartları bu bölgede etkisini kaybetmiştir. Bunun nedeni; yükseltinin az olması ve baraj göllerinin ılımanlaştırıcı etkisidir.

• Yıllık yağış miktarı 400600mm olup, çöküntü ovalarında bu miktar azalır (Malatya Ovası 350mm). Yağışlar ilkbahar mevsiminde daha fazla düşer.kış yağışları kar şeklindedir.

• Yukarı Fırat Bölümü’nün bitki örtüsü bozkırdır. Yer yer meşe ormanları da görülür. Ormanların sürekli tahrip edilmesi sonucunda toprak örtüsü aşırı erezyona mağruz kalmaktadır.

b) Beşerî ve Ekonomik Özellikleri:

• Doğu Anadolu Bölgesi’nde toplam nüfusun ve nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu bölümdür. Bunun nedeni; iklimin ılıman, tarım alanlarının geniş ve ulaşımın yaygın olmasıdır. Şehirleşme oranı en fazla bu bölümdedir. Erzincan, Malatya, Elazığ, Tunceli ve Bingöl önemli yerleşim alanlarıdır.

• Bölgede tarım alanlarının en fazla olduğu bölüm Yukarı Fırat Bölümü’dür. İklim şartlarının diğer bölümlerden daha elverişli olması tarım ürünlerinin diğer bölümlerinden fazla yetişmesine neden olmuştur. Afşin, Elbistan, Malatya, Elazığ, Bingöl ovalarında yoğun olarak tarım yapılır. Ovalardaki tarımsal nüfus yoğunluğu Türkiye ortalamasının üzerindedir.

• Yukarı Fırat Bölümü’nde yetiştirilen başlıca tarım ürünleri; buğday, arpa, pamuk, tütün, şeker pancarı, baklagiller ve çeşitli sebze ve meyvelerdir. Bölümün en önemli tarım ürünü Malatya çevresinde gelişen kayısıdır.

• Bu bölümde ovalar çevresinde ve plâtolarda küçükbaş hayvancılık yapılır.

• Ülkemizde maden çeşitliliğin en fazla olduğu bölüm, Yukarı Fırat Bölümü’dür. Bu bölümde krom (Guleman, PoluElazığ), demir (HekimhanMalatya, DivriğiSivas), bakır (MadenElazığ), linyit (ElbistanK.Maraş), kayatuzu (Erzincan ve Tercan), kurşun ve çinko (KebanElazığ) ve kalay (Elazığ) madenleri çıkarılmaktadır.

• Yukarı Fırat Doğu Anadolu Bölgesi’nde endüs trinin en fazla geliştiği bölümdür. Termik santral (Afşin, Elbistan, Kahraman Maraş), bakır işletmeleri (MadenEklazığ), şeker (Elazığ, Erzincan, Malatya), sigara (Malatya, Bitlis), pamuklu dokuma (ElazığMalatya) ve termik santral (Ergani,Diyarbakır) bölümde yer alan endüstri kuruluşlarıdır. Ayrıca Malatya’da un, yem, süt ve et kombinası, Elazığ’da çimento, ferrokrom ve plastik boru fabrikası vardır.

• Fırat Nehri üzerinde Keban (Elazığ),Karakaya (Malatya) ve Murat Nehri üzerinde Hazar 12 (Elazığ) hidroelektrik santralleri yer alır.

• Doğu Anadolu Bömlgesi’nde ticaretin en fazla geliştiği bölüm Yukarı Fırat’tır. Bölümde Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait tarihî eserler yer alır. Ayrıca baraj gölleri ve Hazar Gölü çevresinde mesire yerleri bulunur. Munzur Irmağı havzasındaki Mercan Vadisi Millî Parkı da bu bölümdedir.

Erzurum Kars Bölümü

Fizikî Özellikleri:

• Doğu Anadolu Bölgesi’nin kuzeydoğusunda yer alır. Türkiye’nin en yüksek bölümüdür. Ortalama yükseltisi 2000m olan bölümün kuzeyinde Ardahan Platosu yer alır. Güneye doğru Allahuekber dağları ve ErzurumKars platosu sıralanmaktadır.

• ErzurumKars Platosunun güneyindeki Aras Nehri bölümün sularını Hazar Denizi’ne boşaltır. Akarsuların debileriilkbahar ve yaz aylarında yükselir.

• Bölümün en doğusunda Iğdır Ovası yer alır. Yükseltisi 800m civarında olan bu ova Aras Nehri tarafından sulanmaktadır.

• Aras Nehri’nin güneyinde KarasuAras dağları ve Palandöken dağları bulunur. Daha güneyde ise Bingöl dağları yer alır. Van Gölü’nün kuzeyinde volkanik dağların en büyüğü olan Ağrı Dağı (5137m) bu bölümde yer alır. Türkiye’nin en yüksek dağıdır. Yükseltisi fazla olduğu için zirvesinde daimî karlar ve buzullar yer alır.

• Bu bölümün kuzeyinde lav akıntısının gerisinde suların toplanmasıyla oluşan Çıldır Gölü bulunur.

• ErzurumKars Bölümü’nde Iğdır yöresi hariç şiddetli karasal iklim hâkimdir. Kışlar çok soğuk, uzun ve kar yağışlıdır. Kar uzun süre yerde kalır. (56 ay), sıcaklık –400C’ye kadar düşer.

• Iğdır Yöresi’nin yüksekliği az olduğu için sıcaklık değerleri daha yüksektir. Yıllı yağış miktarı Iğdır çevresinde 300mm iken,yükseklerde 600mm’ye kadar çıkmaktadır.

• Bölümün doğal bitki örtüsü bozkırdır. Platolarda yaz yağışlarıyla gelişen uzun boylu çayırlar yetişir. Bölümde düşük sıcaklığa dayanıklı sarıçam ormanları da yer alır.

Beşerî ve Ekonomik Özellikleri:

• Tarıma bağlı olarak nüfus daha çok ova çevrelerinde toplanmıştır. Bölümde kırsal nüfus fazladır. Toplu yerleşmelerde tek katlı meskenler yaygındır. Bölümün en önemli kentleri; Erzurum, Kars, Iğdır ve Ardahan’dır.

• Bölüm yüksek ve engebeli olduğu için tarım alanları sınırlıdır. Tarım en fazla Iğdır Ovası’nda gelişmiştir. Iğdır’da yazların sıcak ve kurak geçmesi pamuk tarımının yayılmasına imkân sağlamıştır. İklimin etkisiyle arpa, buğday gibi tahıllar ve şeker pancarı tarımı da yapılır.

• Bölümün en önemli ekonomik faaliyeti hayvancılıktır. Tarım alanlaının sınırlı olması kırsal kesimde halkı çayır ve meralarda büyükbaş havancılıkla uğraşmaya yöneltmiştir. Ayrıca yazın gelişip çiçek açan otlar arıcılığın gelişmesine neden olmuştur.

• Bölümden çıkarılan madenler linyit (Erzurum), kayatuzu (KağızmanKars) ve oltu taşı (OltuElazığ)dır.

• Endüstri faaliyetleri sınırlı olan bölümde daha çok tarımsal ve hayvansal ürünleri değerlendiren tesisler bulunur. Şeker (Erzurum), et kombinası, çimento, deri, süt ürünleri (ErzurumKars), dokuma (Erzurum, Iğdır) ve el sanatları (Kars) bölümünde yer alan başlıca endüstri kuruluşlarıdır.

• Bölümde canlı hayvan ticareti yaygındır. Turizm sınırlı olup Palandöken ve Sarıkamış’ta kayak tesisleri vardır.

Yukarı Murat-VAn Bölümü

a) Fizikî Özellikleri :

• Bu bölüm bölgenin doğusunu oluşturur. Bölümün en yüksek yerlerini Van Gölü’nün kuzeyinde kuzeydoğugüneybatı doğrultusunda uzanan volkanikdağlar oluşturur. Bu dağlar; Nemrut, Süphan, Tendürek ve Ağrı Dağları’dır. Murat Nehri, sularını bu bölümden toplar.

• Bölümün doğusunda Van Gölü Kapalı Havzası bulunur. Van Gölü Türkiye’nin en büyük gölüdür. Suları sodalıdır. Nemrut yanardağının vadi önünü kapatması sonucu olmuştur. Van Gölü’nün çevresinde Nemrut, Nazik, Bulanık ve Erçek gölleri bulunur.

• Murat Irmağı boyunca uzanan çöküntü hendeği boyunca Muş, Bulanık, Malazgirt, Ağrı ve Eleşkirt ovaları yer alır.

• Bölümde karasal iklim şartları etkilidir. Van Gölü çevresinde karasal iklimin etkisi, ılımanlaştırıcı etkisine bağlı olarak azalır. Yıllık ortalama yağış, alçak kesimlerde 400mm (Van 381mm), yükseklerde 600mm (Muş 871mm) civarındadır.

• Bölümün doğal bitki örtüsü bozkırdır. Yüksek kesimlerde dağ çayırları yer alır.

Beşerî ve Ekonomik Özellikleri:

• Bu bölümde kırsal nüfus çok fazladır. Ancak son yıllarda şehirlere göç artmıştır. Bölümün en büyük şehri Van’dır. Diğerleri Muş ve Ağrı’dır. TatvanVan arasında feribot seferleri yapılır.

• Yukarı MuratVan Bölümü engebeli olduğundan tarım alanları sınırlıdır. Muş Ovası tarım yapılan en önemli alandır. Bölümde en fazla tahıl ürünleri, özellikle arpa yetiştirilir.

• Küçükbaş hayvancılık en önemli ekonomik uğraştır.

• Bölümde endüstri az gelişmiştir. Şeker (Muş, Ağrı, Erciş, Van), çimento, iplik, et kombinası (Van) bölümdeki önemli endüstri tesisleridir. Bölümde canlı hayvan ticareti yaygındır.

• Bölümde Ağrı dağı, Van kedisi, tarihî ve doğal güzellikleri önemli turistik varlıklarıdır.

Hakkari Bölümü

Fizikî Özellikleri:

• Hakkâri Bölümü bölgenin güneydoğusunu oluturur. Türkiye’nin en dağlık ve engebeli bölümüdür. Bölümde Hakkâri ve Buzul (Cilo) dağı bulunur. Buzul Dağı’nın zirvesinde Uludoruk Tepesi 4135m’lik yükseltisi ile Türkiye’nin ikinci en büyük noktasıdır. Zirvesinde kalıcı kar ve buzullar yer alır.

• Bu bölümün tek ovası Yüksekova’dır (2200m).

• Önemli akarsuları Botan ve Zap Suyu’dur.

• Yaz mevsimi genellikle sıcak ve kurak, kışlar çok soğuk ve kar yağışlıdır. Doğu Anadolu Bölgesi’nin en yağışlı bölümüdür. Yükseltisinden dolayı yağış miktarı artmıştır. Ortalama yağış 600800mm’dir. En fazla yağış kış ve ilkbaharda, en az yağış ise yaz mevsiminde düşer.

b) Beşerî ve Ekonomik Özellikleri:

• Hâkim bitki örtüsü bozkırlar ve dağ çayırları olmakla birlikte yağışın fazla olduğu yerlerde meşe ormanları görülür.

• Türkiye’de nüfus yoğunluğunun en az olduğu bölümdür. Bunun nedeni; yerşekillerinin engebeli ve tarım alanlarının dar olmasıdır. Hakkâri ve Şırnak önemli yerleşim merkezleridir. Bölüm sürekli olarak dışarıya göç verir.

• Bölümün en geniş tarım alanı Yüksekova’dır. Daha çok tahıl tarımı yapılır. Akarsu boylarında çeltik, sebze ve meyve yetiştirilir.

• Yaygın olarak yapılan ekonomik uğraş hayvancılıktır. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığın yanında arıcılık da oldukça gelişmiştir.

• Bölüm yeraltı kaynakları bakımından oldukça fakirdir.

Karadeniz Bölgesinin Fiziki Özellikleri

Yazan: firtina 06 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: dunyadaki daglar

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

Bölgede, çeşitli jeolojik zamanlara ait araziler bulunmakla birlikte, daha çok III. jeolojik zamanda oluşmuş araziler yer alır. Alp – Himalaya kıvrım sistemi içerisinde yer alan dağlar kıyıya paralel uzanır. Bu dağlara Karadeniz dağları ya da Kuzey Anadolu dağları adı verilir.

Batı Karadeniz’de birbirine paralel 3 sıra halinde uzanan dağlar, Orta Karadeniz’de kıyıdan uzaklaşıp, tek sıra halinde uzanır. Ortalama yükselti azalmıştır. Doğu Karadeniz’de ise dağlar iki sıra halinde uzanır. Bölgenin en yüksek dağları bu bölümdedir. Dağ sıraları arasında batı-doğu yönlü uzanan çöküntü ovaları ile Çoruh-Kelkit, Gökırmak ve Devrez vadiler yer alır. Bu sıradağ kuşakları arasında Kuzey Anadolu fay hattı uzanır.

Dağlar, Batı Karadeniz Bölümü’nde yaklaşık 2000 metre yükseltiye sahiptir. Bu bölümde kıyıda Küre Dağları, ortada Bolu – Ilgaz Dağları, iç kısımda ise Köroğlu Dağları yer almaktadır. Orta Karadeniz Bölümü’nde yükselti azalarak 1000 metreye inen Canik Dağları yer almaktadır. Doğu Karadeniz Bölümü’nde ise yükselti artarak yaklaşık 4000 metreye çıkar. Doğu Karadeniz’de dağlar iki sıra halinde uzanmaktadır. Kıyı kesiminde Rize – Kaçkar Dağları, içerideki sırada ise Gümüşhane, Mescit ve Yanlızçam dağları uzanmaktadır.

Bölgede, ovalar çok az yer kaplar ve genellikle Orta Karadeniz Bölümü’nde toplanmıştır. Bölgenin en geniş kıyı ovaları Çarşamba ve Bafra delta ovalarıdır. İç kesimlerde Suluova, Taşova, Turhal, Merzifon, Tosya, Boyabat gibi çöküntü ovaları yer alır. Bu çöküntü ovaları Türkiye’nin en aktif deprem bölgeleridir.

bölgenin en önemli akarsuları Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya, Çoruh, Bartın ve Yenice (Filyos) dir. Bu akarsular dışında Kuzey Anadolu dağlarının denize bakan yamaçlarında çok sayıda küçük akarsu yer almaktadır. Yatak eğimleri fazla, rejimleri düzensiz akarsulardır. Kar erimelerine bağlı olarak ilkbahar aylarında akım yüksektir
Bölgede eğim ve engebe çok fazla olduğu için göllerin yüz ölçümü küçüktür. Bölgede buzul gölleri ve heyelan set gölleri fazladır. Sera, Tortum, Uzungöl, Yedigöller ve Abant bölgenin başlıca gölleridir. Ayrıca bölgede çok sayıda baraj gölü bulunmaktadır. Özellikle Doğu Karadeniz Dağları’nda buzul etkisiyle oluşmuş buzul gölleri yaygındır.

Yer şekillerinin özelliği nedeni ile ulaşım kıyı şeridinde yoğunlaşır, iç kesimler ile olan ulaşım daha zor sağlanmaktadır. İç kesimlerle bağlantı Kalkanlı (Zigana), Kop ve Ecevit gibi önemli geçitlerle sağlanır.

Karadeniz Bölgesi’nde dağlar denize paralel uzandığı için, boyuna kıyı tipi görülür. Bölgede Sinop’tan başka doğal liman yoktur. Kıta sahanlığı çok dar olduğu için kıyıda çok sayıda falez yer alır.

İKLİM

Bölgenin kıyı şeridinde yazları serin, kışları ılık geçen Karadeniz iklimi etkilidir. Her mevsim yağış almasından dolayı, bulutlu gün sayısı ile yıllık yağış miktarı fazladır.

Doğu Karadeniz kıyı şeridinde yıllık yağış miktarı oldukça fazladır (Giresun 1268 mm, Rize 2400 mm). Bunun yanında, Doğu Karadeniz kıyılarında yer almasına rağmen Trabzon’da yağış miktarı daha azdır (833 mm). Orta Karadeniz kıyı şeridinde yıllık yağış miktarı 600 – 1200 mm arasındadır (Samsun 650 mm, Ordu 1146 mm). Batı Karadeniz kıyı şeridinde ise, yağış 1000 mm’nin üzerindedir (Zonguldak 1220 mm, Bartın 1196 mm).
Kıyıdan itibaren duvar gibi yükselen dağlar, Karadeniz üzerinden gelen nemli hava kütlelerinin dağların denize bakan yamaçlarında yağış bırakmalarına, iç kısımlara da kuru olarak geçmelerine neden olur. Buna bağlı olarak, yağış miktarı güneye gidildikçe azalır ve Karadeniz iklimi yerini karasal iklime bırakır. Bölgelerin iç kesimlerinde günlük ve yıllık sıcaklık farkları kıyıya nazaran daha fazladır.

Bölgede her mevsim etkili, soğuk karakterli poyraz kuzeydoğudan, karayel ise kuzeybatıdan yer yer şiddetli olarak eser. Şiddetli estikleri dönemlerde deniz ulaşımını ve balıkçılığı olumsuz yönde etkilerler.

BİTKİ ÖRTÜSÜ

Bitki örtüsü, iklim tiplerinin özelliklerini en iyi şekilde yansıtır. Bundan dolayı, iki iklim tipinin etkili olduğu bölgede, iki karakteristik bitki örtüsü vardır. Karadeniz iklim özelliklerinin etkili olduğu kıyı şeridinde ormanlar yaygınken, karasal iklim özelliklerinin etkili olduğu iç kesimlerde seyrek ağaçlı ot toplulukları görülür. Ormanlar deniz seviyesinden başlar ve 2200 metrelere kadar ulaşır.

Türkiye’de % 26 ile orman oranının en fazla olduğu bölge Karadeniz’dir. Bölgede nemliliğin fazla olması, ormanların yetişmesini kolaylaştırdığı gibi, orman yangınlarının da çok az olmasını sağlar

Alp Dağları -fiziksel özellikleri -halklar ve Ekonomi

Yazan: firtina 06 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: dunyadaki daglar

Alp Dağları -fiziksel özellikleri -halklar ve Ekonomi
Şengül

——————————————————————————–

Alp Dağları

Alp Dağları ,Orta Avrupa”nın güneyinde,Akdeniz kıyısındaki Cenova Körfezinden başlayıp 1200 km uzunluğunda bir yay çizerek Viyanaya kadar ,güneybatı- kuzey doğu doğrultusunda uzanan ve 207000 km2″lik bir alanı kaplayan sıradağlarBölgenin belkemiği görünümündeki bu dağ sırası,Afrika”daki Atlas Dağlarından başlayıp Avrupa”nın güneyinden Asya”daki Himalaya”lara kadar kesintili olarak uzanan ve yerkabuğunun yaklaşık dörtte birini kaplayan dağ kuşağının bir bölümünü oluştururAvrupa nın başlıca ırmakları olan Rhone ,Ren,Adige ve Po ile Tuna”nın pek çok kolu Alp tepelerinden ve yaylalarından doğarUlaşım,vadileri ve yükseklerdeki sarp geçitleri dolanan yollar ve dağları geçen tünellerle sağlanırAlpler Avrupa tarihinde kimi zaman ayırıcı,kimi zaman birleştirici bir rol oynarken bölgedeki yaşam biçimlerini derinden etkilemişlerdirFransa,İsviçre ,Almanya, Avusturya ,Slovenya ve İtalya”nın bir bölümünü oluştururlar;ama bu altı ülkenin hiçbiri tümüyle bir Alp devleti değildir

Avrupa kıtasının başlıca coğrafi değişimleri Alpler”den kaynaklanırAkdeniz”e ve Atlas Okyanusuna özgü iklim özellikleri ile kuzey ve doğudaki toprakların iklim yapıları,aralarında coğrafi bir engel oluşturan bu sıradağlar
nedeniyle birbirinden farklıdır

Tarih öncesi çağlardan beri bu dağların vadilerinde yaşayagelmiş insanlar,
aralarındaki siyasal,dilsel,dinsel ve benzeri farklılıklara karşın,üretim ve yaşam biçimleri
açısından önemli benzerlikler gösterirler

Alp kültürleriyle çevredeki ovalarda yaşayanların kültürleri arasında sürekli bir etkileşim olmuşturTarih boyunca kesintisiz olarak insan yerleşmelerine sahne olan
Alpler belki de dünyanın en “insancıllaştırıl” dağlarıdırGeçmişteki yerli halk Alpler”in soğuk kışlarından,toplumsal ve ekonomik geriliğinden kaçmışsa da,şimdilerde Alpler
sağlık kuruluşları,dağcılık,kayak ve turizm tesisleri ile dünyanın başta gelen dinlence merkezlerinden biri haline gelmiştir;hidroelektrik kaynakları da sanayinin gelişimi için zengin olanaklar sağlar

BURSA Hava Durumu

Yazan: firtina 06 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: dunyadaki daglar

BURSA Hava Durumu Tahmin Raporu, BURSA 3 Günlük Hava Tahmini
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Tarafından Bildirilen
BURSA için HAVA DURUM ve TAHMİN BİLGİLERİ

Detaylı Hava Durumu Bilgisi >>>
Hava durumu tahminleri meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü ‘nden alınmıştır

Bursa ili, turistik nitelikteki doğal kaynaklar bakımından oldukça zengindir

Yazan: firtina 06 Ağustos 2011 Cumartesi  
Kategori: dunyadaki daglar

Bursa Fiziki Özellikler

Fiziki Özellikler
Bursa ili, turistik nitelikteki doğal kaynaklar bakımından oldukça zengindir. Bunlar içinde; kaplıca türü jeotermal şifalı su kaynakları ve doğal güzelliği olan gezi ve mesire yerleri, deniz kıyısındaki plajları inceleyebiliriz.
Turizm potansiyeli açısından İstanbul’dan sonra en önemli merkezlerden olan Bursa, tarihi eserlerinin zenginliği ile gözleri kamaştırmaktadır. Bursa ve İznik, erken Hıristiyanlık ve Osmanlı döneminin eşsiz eserleri ile süslüdür.
Türkiye’nin kış turizmi merkezi olan Uludağ Kayak Merkezi, Bursa’ya 40 dakika uzaklıktadır ve kış turizminin bütün olanaklarına sahiptir.
Marmara Denizi kıyıları uzun yıllardan beri bütün Türkiye’nin tercih ettiği tatil yöreleridir.
Uludağ Milli Parkı günübirlik turizm, kampçılık ve trekking için ideal bir ortamdır. Uludağ etekleri, özel araçları ve cip safari ile geziye çıkanlara sihirli güzelliklerini sunar. Pek çok keşfedilecek yer arasında Bursa ilçelerinin tabii güzellikleri, çağlayanları, mağaraları ve otantik Osmanlı köyleri yer alır.
Bursa kaplıcaları, Roma Dönemi’nden beri kullanılan sağlık merkezleridir. Bursa içinde Çekirge semti bir kaplıcalar merkezidir. Bursa ilçelerinin çoğunda da kaplıcalar yılın her döneminde büyük rağbet görür.
İznik ve Uluabat (Apolyont) gölleri yüzme, kano ve sörf gibi su sporları için ideal alanlardır.
Bursa’yı tanımak için kent içinde en az iki gün konaklamak gerekir. Tabiat güzelliklerini tanımak tamamen arzuya bağlıdır. İlk ve Orta çağın en önemli merkezlerinden biri olan İznik’e bir gün ayırmak gerekir. Bursa, bütün zenginliklerini keşfe çıkan Türkiye ve Dünya insanlarını ünlü konukseverliği ile ağırlamaktan gurur duyan insanların yönettiği her zevke hitabeden konaklama tesislerine sahiptir.
Göller: Bursa’mız sınırları içinde iki önemli göl bulunmaktadır. Bunlardan biri Marmara Bölgesinin en büyük gölü olan İznik Gölü (298 km2) ve bir diğeri de Uluabat Gölü’dür (134 km2).
Akarsular: İlimizin en önemli akarsuyu Susurluk Çayı’nin bir kolu olan Nilüfer Çayı’dır. Uludağ’ın güney yamaçlarından doğan ve gene Uludağ’dan kaynaklanan birçok küçük dere ile beslenen Nilüfer Çayı, Bursa Ovasını sular. İlimizdeki diğer önemli akarsular ise Mustafakemalpaşa Çayı, Göksu Çayı, Kocadere, Karadere ve Aksu deresidir.
Ovalar: Bursa topraklarının %17’sini ovalar oluşturmaktadır. Bunlardan en önemlisi Bursa Ovası’dır. Verimli topraklarıyla Yenişehir, İnegöl, Karacabey, Orhangazi ve İznik ovaları da bitkisel üretimin yoğunlaştığı yerlerdendir.

Sonraki sayfa »